PARİS Gezi Notları

IMG_5932

Yılın en güzel, en anlamlı gününü en romantik şekilde yaşamak❤
Çıta Yine Everest!

 

19.03.2017 Paris’

Evlilik Yıl Dönümü Sürprizi.

Anlatılamayacak dozda bir mutluluk ile hazırlandı valizler. Fötr şapkalar, eldivenler kırmızı rujlar…
Sırt çanta kadınından, romantik bir kadına büründüğüm 4 günlük Paris Seyahati…

Ah Şu Türkler!

Gitmeden önce derin bir araştırma yaptık tabi. Gürkan Paris’te gezilebilecek her yerin notunu itina ile tuttu. Çok karışık bir metro ağı var bi kere.Metro ağını çözmek için epeyi bir efor sarfettik. Ekşi sözlükler hatmedildi derken uçakta bir adamla tanıştık. Erdoğan. Paris’te müzisyenmiş. Bir de o anlattı Paris’i. Şurada yemek yeyin, şuraları mutlaka gezin gibi notlar tutturdu ekstradan. Bizi baya baya hazırladı. Ama hazırladığından çok tatmin olmamış olmalı ki;

-”Dur! Ben sizi bir de arabayla gezdireyim.” dedi.

Biz yok mok, hık mık derken bindik arabaya. Nasıl cesaret dimi?

-Kesileceğiz Gürkan gurbet ellerde bir kule uğruna, leşimizi bulamayacaklar deyip durdum.

Araba tek kapı!!

Arkada biz kurbanlık koyunlar…. Charless de Gaulle havaalanında indiğimiz için biraz merkeze uzaktı. Issız yollar ve üçgen çatılı evler karşıladı bizi. Betimin benizimin attğı o dakikalarda,
acaba hangi yeşil çatılı evde rehin kalacağımızı düşünüyordum ki kuleyi gördük !

Kule Göründü!

IMG_1838
Eyfel Kulesi

(Erdoğan kulakların çınlasın. Ne iyi bir adamdın ya! Sana katil gözüyle baktığım için beni affet. oLur ya belki okursun bu yazıyı )

Erdoğan bize her yeri anlattı. Hatta öyle güzel bir rehber çıkardık ki adamın içinden adam ”Artık müzisyenliği bırakıp rehber olmaya karar verdim” dedi. Çok keyif aldı. Sayemizde ikinci bir cevherini fark etti. Mini ve çok ayrıntılı Paris turumuzun sonrasında Erdoğan bizi otelimizin kapısına kadar bıraktı. Bak ballılara bak diyorsunuz okurken biliyorum. Ama siz böyle şeylere cesaret etmeyin! Erdoğan hepinize yetişemez 🙂

Otel kapısının önünde teşekkür ettik. Bize döndü ve,

– Arkadaşlar bu gün benim doğum günüm. Çok iyi geldiniz. Sizi tanıdığıma çok mutlu oldum.
Biraz gevezeyim kusuruma bakmayın! Bir Türk görünce dayanamıyorum napayım? Hemen yardım etmek istiyorum. Çok uzun yıllardır Paris’teyim. Ama ne varsa biz Türk’de var. Tel numaramı kaydedin. işiniz düşerse de arayın …

Vay be böyle insanlar kaldı mı ya dedirtti ! Büyüksün Erdoğan!

Otelimiz Eyfell Kulesinin karşısındaydı. Romantizmden kırılıyoruz. Otelimiz 3 yıldızlı ‘EİFFEL RİVE GAUCHE ” Tasarımı ve konforunun yanı sıra çok gezeceğimiz için merkezi konumda ve ekonomik olmasından dolayı oldukça memnun kaldık.

IMG_1903  

Otele girip bavulları bırakır bırakmaz attık kendimizi Şanzelize Caddesine. Önce Erdoğan’ın önerdiği bir yerde yemek yedik. Sonra Şanzelize’de şuurumuzu kaybettik. Oh ne markalar ne markalar! O mağaza senin bu mağaza benim. Gürkan bir köşede oturup acaba buraya gelmekle hata mı yaptığını düşünürken hayatının geri kalanını hesaplıyordu. İnanılmaz keyifliydi. Ah biz kadınlar. Tonlarca giysinin hiçbir zaman dolaplarımızda değeri yok…

IMG_5792

2.Gün  

Uzun ve yorucu bir gün olacağı için gece erkenden uyuduk. Sabah 8:30 itibari ile keşife başladık. Moiulın De La Vierge adında bir pastahanede kahvaltı yapıp Sen Nehri’ne doğru yürümeye başladık. Bu arada bu pastahaneye mutlaka gidin. Kendinizi dönem filmlerinde ki gibi hissedeceksiniz.

IMG_5838.JPG

Sen Nehri’nden Notre Dame Katedral’ine doğru uzun bir yürüme mesafesi olsa da yılmadan yürüdük ki size de mutlaka yürümeyi tavsiye ediyoruz. Hem tatilinizi ucuza getirmiş oluyorsunuz hem de çok güzel yerler görme ve keşfetme şansını yakalıyorsunuz. 4 km lik yürüme mesafesinde Aşıklar Köprüsü dediğimiz ”Pont Des Arts’ a denk geldik. ( Ama siz yürümeyi tercih etmiyorsanız şayet ”Pont Neuf ya da LouvreRivoli metro durakları ile ulaşım sağlayabilirsiniz.)

Avrupa’da bu tarz köprülere oldukça rastlamak mümkün. Ama içlerinden en güzeli sanırım Pont Des Arts olsa gerek 🙂 İnanılışa göre; ayrılmak istemeyen çiftler kilitlerin üzerine isimlerini yazıp kilitleyip nehre atıyorlarmış. Biz de yaptık ! 🙂

Notre Dame’a vardık. Gider gitmez bizi kalabalık karşıladı. İçeri girmek için uzun bir sıra vardı. Ana kapısının önünde yer alan sıfır noktası şehrin merkezi olarak kabul ediliyor. Yarım saatlik bir bekleme ile katedrale girdik.

Notre Dame Katedrali Paris başta olmak üzere Fransa’nın en önemli dini yapısıdır. Günümüzde Eyfel Kulesi’nden çok turist çeken Notre Dame Katedralinin tarihinde birçok önemli olay yaşanmıştır. 1163’te Papa III Alexander’in temel taşını koyduğu Notre Dame Katedrali, Piskopos Maurice de Sully tasarımıyla toplam 170 yılda yapılabilmiştir. 130 metre genişlik ve 35 metre uzunluktaki yapı aynı anda 9000 kişinin ibadet etmesine olanak tanır.

Adres: 6 Parvis de Notre Dame Place Jean Paul II , 75004, Paris  Metro:  “Cite” veya “St. Michel” metro durakları

Sonraki durağımız Louvre Müzesi oldu. Ancak çok kalabalık olduğu için içeri giremedik. Herkes gibi  piramitlerde fotoğraf çektirmeden ülkemize dönmedik:)

IMG_5862

Ah Angelina Pastahanesi! Sen de içtiğimiz sıcak çikolata ve makaronların tadı hiçbir yerde yok.

IMG_5877

Louvre Müzesinin kalabalığından sıyrılıp soluğu Angelina Pastahanesinde aldık. Girebilmek için kapıda yaklaşık yarım saat kuyrukta beklemeniz gerekiyor. Her zaman çok kalabalık olması ile ünlü olan Angelina Pastahanesi, 1903 yılından günümüze kadar aynı ihtişamı ile dimdik ayakta. Sıcak çikolatası öyle kakao falan ile yapılmıyor. Bildiğiniz çikolatanın eritilmişi geliyor. Ağızda öyle güzel öyle leziz bir tat kalıyor ki. Şiddetle tavsiye ediyoruz.

 

Mont Marte tepesine çıkıp Sacre Coeur Klisesine gittik. Paris’i tepeden görmek isteyenler için tavsiye ederiz. Paris’e kuşkusuz hakim olduğunuz tek yer Mont Marte tepesidir. Sacre Coure Klisesi aynı zamanda beyaz kilise olarak da adlandırılır. Kilisenin önünde bulunan merdivenler oldukça hareketli. Canlı müzik grupları renk katıyor.

Mont Marte tepesine aynı zamanda ressamlar tepesi de denilebiliyor. Birçok karikatürist ve pandomim yapan sanatçıları göreceksiniz. Mutlaka bir karikatürünüzü çizdirin. Sıkı pazarlık yapın! Bizden ufak bir tavsiye:)

IMG_5900

23.000 adım sonrası dinlenmek için otelimize geldik. Biz yürüyerek keşfetmeyi sevdiğimiz için bu kadar çok adım attık. Metro ağı çok geniş ve kolay. Hatta Avrupa’nın en iyi metro ağlarından diyebiliriz. Metro ile her yere kolaylıkla ulaşım sağlayabilirsiniz.

Ertesi gün Sen Nehri’nde tura katıldık ve inanılmaz keyif aldık. Paris’in güzelliklerini bir de nehirde keşfedin deriz.

Nehir turu sonrasında Eyfel Kulesine çıkmak için saatler süren bilet sırasında yerimizi aldık. Bilet fiyatları katlarına göre değişiyor.

  1. Platform: İlk bölümüdür. 57 metre yüksekliktedir. Bilet:4,5 Euro
  2. Platform:115 metre yüksekliktedir. Le Jules Verne Restaurant bu kattadır. Bilet: 8 Euro
  3. Platform: 276 metre yüksekliktedir. Eyfel kulesinin son katıdır ve muhteşem bir seyir terasıdır. Gustave Eiffel ‘in çalışma ofisinide görebilirsiniz. Platforma asansörle çıkabileceğiniz gibi 1665 basamaktan oluşan merdiven ile de çıkabilirsiniz. Bilet: 13 Euro ( Ücret değikliğine karşı web sitesini ziyaret edebilirsiniz.) Biz en üst katına kadar çıkıp manzaranın tadına baktık. Bir de en üst katında Champagne Bar var. Manzarayı doyasıya izlerken güzel şampanyalarının da size eşlik etmesine izin verin.
    • Webwww.tour-eiffel.fr 

      Dipnot: Kulenin içinden hediyelik eşya almayın! Çok pahalı. Aynı ürünleri seyyar satıcılarda bulabiliyorsunuz. Üstelik çok daha ucuz rakamlara.

 

Bizden şimdilik bu kadar. Soru ve görüşleriniz, hatta belki bir merhaba demek için ,

ucuzageziyorumiletisim@gmail.com 🙂

 

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s