DUBAİ Gezi Notları

Türkiye’nin mis gibi baharına bu ay ki köşemde çöl sıcaklarını getiriyorum. Birleşmiş Arap Emirlikleri’nin en kalabalık şehrine doğru yola çıktık. Rota Dubai!

Efendim biz çiçeği burnunda bir balayı çifti olmamıza rağmen gezi notları almayı, bol bol fotoğraf çekmeyi ihmal etmedik. Gördüğümüz, gezdiğimiz yerler bizim olsun, keyfinide siz sürün istedik. Bence iyi ettik. Keşife hazır olun, uçuyoruz !

Uçun ama uçak firmasını mutlaka araştırın. Araplar sıcaktan bunalmış olmalılar ki uçağın içinde klimalar son ayarında açıktı. Donduk! Uçağın içi öylesine dar ki yanında oturan yolcu ile akraba oluyorsun.  Yolculuk 3.5 ile 4 saat civarı sürüyor. 4 saatlik donmaya mı yanalım, yoksa bitmek bilmeyen türbülanslara mı? Yiyecekler Arap para birimi Dirhem ile geçiyor olacak ki Dolar verdiğimizde kabul etmediler. (Menülerinde Dolar fiyatlarıda yazıyor üstelik, ilginç!) Yanınızda yemek yiyebileceğiniz kadar Dirhem bulundurmanızda yarar var.

O buz gibi uçaktan 4 saatin sonunda inip Dubai’nin sıcağına kavuştuk.

Mart ayı Dubai seyahati için oldukça ideal. Gitmek için  Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül aylarını tercih etmeyin. Zira sıcaktan buharlaşma olasılığınız çok yüksek.

DUBAİ TARİHİ:

Öncelikle şunu söylemeden geçemeyeceğim para öyle büyük bir kudretki adamlar hayal güçlerini kullanıp geniş bir vizyon ile çöl ortasına bir şehir yapmışlar. Birleşik Arap Emirliği, 7 ayrı emirlikten oluşmuştur. Bunlar; Abu Dabi, Dubai, Acman, Füceyre, Ümmü el-Kayveyn, Reis el-Hayme ve Sharjah 7 emirliğin ortak bağlılığı çöldür.

Birleşik Arap Emirliğinin sahilde olan kentleri Sharjah ,Dubai ve Abu Dhabi’dir.

Dubai, petrol bulunmadan önce gelirini incicilik, balıkçılık ve konumu gereği yapılan deniz ticaretleriyle elde ediyormuş.

80’li yılların sonlarına doğru denizde yapılan kazılar sonrası petrolün bulunması ile şehrin ekonomisi hızla değişmiş.

Diğer emirliklere de emsal teşkil eden Dubai’nin gelişimi 90’lı yıllara dayanıyor.İnanılır gibi değil ama sadece 20 yıl gibi kısa bir süre içerisinde çölde bir cennet yaratılmış. Aynı dönemlerde Abu Dabi’de de petrolün bulunmasıyla iki ayrı emirlik hızla yükselişe geçmiş.  Bu arada Abu Dabi, Birleşik Arap Emirliklerinin başkentidir. Petrol ‘ün %20’si Dubai’de çıkartılmaktadır. Arap emirliğinin asıl petrol zengini olan emirliği Abu Dhabi’dir. Toplamda 7 milyona yakın nüfusun yarısını Araplar oluşturmaktadır. Geri kalanı ise Hintli, Pakistanlı, gibi Asya ülkeleri ve diğer ülkelerden çalışmaya gelen yabancı millete ait insanlar oluşturmaktadır. Günden güne nüfusunun hızla arttığı bu eşsiz şehrin girişinde Greek  Nehri sizi karşılayacaktır. 90’lı yıllara kadar Dubai’ye can veren Greek Nehri’nde hali hazırda turistik kayıklar ve balıkçı tekneleri, nostaljiyi yaşatmak adına hizmet vermektedir.

Gözünüze hemen çok katlı binaların göğü delmesi ve şehirdeki düzen çarpacaktır. Göğü deliyor derken abartmıyorum. Gerçekten deliyor. Dünya’nın en yüksek binası olan Burj Khalifa , 828 metrelik ihtişamı ile adeta Dubai’nin gücünü gösterircesine şehrin en merkezi noktasına inşa edilmiş. 828 METRE! Göğü deliyor diyorum, inanmıyorsunuz!

Biz de 55 katlı Sapphire kulesi ile övünelim. Adamların normal binalarının katları 55 kat yahu!

Dipnot: Akşam 20:00 ve 23:00 saatleri arası Burj Khalifa ile Dubai Mall’un önündeki süs havuzlarında inanılmaz bir su dansı gösterisi var. Mutlaka gidin!

Şehrin batısına doğru gittiğimizde bizi Jumariah bölgesi karşılıyor. Sahil şeridini oluştaran ve yeni sayılan bölge Dubai’ye turist çekilmesi yönünde büyük paya sahip. Jumariah bölgesine İngilizler, 7 yıldızlı otel olan Burj El-Arap’ı deniz ortasına inşa etmişlerdir. Dubai’nin simgesi olarak kabul edilir. Ama bana soracak olursanız, Dubai’nin simgesi kesinlikle Burj Khalifa olmalı.

Dubai Mall ve Emirates Mall Dubai’nin en iyi avmlerinden. En kötü avm bizim İstinyePark, gerisini siz düşünün! Araplar soğuğu seviyor demiştim. Avmden içeri girer girmez 3 saniyede donuyorsunuz. Yanınızda bir hırka bulundurmayı unutmayın. Emirates Mall’un içinde yapay kar pisti var. Dilediğiniz gibi kayak yapabiliyorsunuz. Çölün ortasında kayak pisti bile var. Siz düşünün!

Dubai, ”insanoğlunun hayal gücünü kullanıp yapamayacağı hiçbir şey olamaz” cümlesinin mükemmel kanıtı.

Öyle ki bir çicek bahçesi yapmışlar anlatmak ile bitmez. Miracle Garden (Mucize Bahçesi). Gerçekten de insan ” Yok artık! Burada ki herşey bir mucize olmalı” diye düşünüyor.  45.000 farklı çiçek, 45.000 farklı koku… Çiçekten evler, şatolar, kuşlar, yollar, havuzlar ve daha bir sürü şey. Her yer rengarenk. Hayal gücünüzü zorlayan Miracle Garden’da kendinizi başka bir alemde hissedeceksiniz.

YEMEKLERİ:

Bu konuda çok iç açıcı şeyler söyleyemeyeceğim. Uçaktan iner inmez garip bir koku duymuştum. Geçeceğini düşünüp aldırış etmedim. Geçmedi! Avm içleri, restorantlar, oteller, taksiler hep aynı koku. Peşine düşüp biraz araştırdım. Dubai’de hintlililer oldukça fazla olduğu için onların yakmış oldukları tütsü ve tütsü kokulu parfümleriymiş. Alışabileceğim bir koku olmadığı için biraz yadırgadım. Otel ve restorantlarda açık büfe mantığı oldukça hakim. Soslarından mı yağlarından mı bilemiyorum ama yemekleri Türk damak tadına uygun değil. İştahına epeyi düşkün biri olarak aç kaldım diyebilirim. Taa ki Bosporus Türk Lokantası’nı bulana kadar… Hemen açık adres veriyorum. Ummsuqeim1 Jumeriah Cad. Bulun burayı. Altın bulmuş gibi olacaksınız!  Paşalar gibi İskender kebabımızı söyledik. Oh be! Hayatımda yediğim en güzel İskender Kebabı Dubai’de yediğimi itiraf edebilirim.

ULAŞIM

Herşey ile pahalı olan bir şehirin ucuz olması düşünülemezdi. Metro ve taksi kullanma durumunuzda yüksek miktar ücret ödemeniz kaçınılmaz. Şehirde mükemmel bir taksi ağı var. Tabii buna bağlı olarakta İstanbul’u aratmayan bir trafik. Saatler 23:00’ü gösterdiğinde Avmlerin belli noktalarında biz de ki metro ve metrobüs kuyrukları gibi taksi kuyrukları oluşuyor. Biz görür görmez şaşkınlıktan birbirmizi kaybettik:) Aman diyim siz dikkatli olun! Taksileri oldukça konforlu ve güvenli.  Eğer metro kullanmak istiyorsanız Dubai’ye gitmeden önce güçlü bir araştırma yapmanızı öneririm. Yaygın bir metro ağı olduğunu söylemek zor. Oryantasyonu güzel yaplımış ve birçok noktaya ulaşımı sağlayan, tek bir hattan oluşan metro ağı var. Gideceğiniz mesafeye göre ödeyeceğiniz ücret değişiyor.

Buraya kadar yazdıklarımın tamamı bu şehirde yapabileceğiniz ve görebileceğiniz en güzel anlardı. Lakin ”Çöl Safarisi” Dubai’ye geliş amacınız olmalı. Alabildiğince uzanan çöller sonsuzluğun bir parçası.

Jipler ile 6 7 kişilik gruplar halinde yola çıkıyorsunuz. Çölün engebeli hali sizin fazlasıyla sarsılmanıza neden oluyor. Bu durum çok eğlenceli olsa da mide problemi yaşayan ve panik atak olan kişiler için oldukça sıkıntılı bir durum haline gelebilir. Dikkat edlimesinde yarar var.

Jiplerden indiğinizde boylu boyunca uzanan çöllerde hatıra fotoğrafı çekilmek ya da deveye binip çöl gezisi yapmak için belli bir süre tanıyorlar. Gitmişken deveye binin derim.

Çölde yaşayacağınız bu farklı deneyim, gecenin sonunda Bedevi çadırlarında yaşayacağınız eğlence ile daha keyifli hale geliyor.

Bedevi çadırlarında numaralandırılmış yer sofraları var. Grubunuza ait yer sofrasının numarasını size jipteki şoförünüz söylüyor. Sınırsız açık büfe eşliğinde eğlencenize, pistte ki dansöz ve özel görsel şovlar ile devam ediyorsunuz.

Gezilecek yerler listenize Dubai’yi eklemeyi unutmayın.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s